Web Tasarım plastikkuskonmaz Kuşkonmaz Bariyer Tekirdağ çilingir Kuş Kovucu Tekirdağ yat turukuş kovucu
  • 31 Ağustos 2021, Salı 9:11
ErdemKoçoğlu

Erdem Koçoğlu

İsrail Devleti’nin Kuruluşu: Mescid-i Aksa -3

İsrail'in kuruluşunda dünya devletlerinin tutumu

Araştırmanın başında da ifade edildiği gibi İngiltere zaten Filistin'de bir Yahudi devletinin kurulmasını vaadeden bir ülkeydi. Başta ABD ve Rusya olmak üzere birçok dünya devleti de buna destek vermekteydi. Bundan dolayıdır ki, İsrail devletinin kuruluş ilanından hemen sonra ABD ve Rusya İsrail'i tanıdı. İsrail'in kurulmasını vaadeden İngiltere, İsrail'in kuruluş kararında "çekimser" kalması ilginç karşılanabilir. Türkiye ise, İsrail kararının oylanmasında "aleyhte" karar vermesine karşın, İsrail'i ilk tanıyan ülkelerin başında yer alacaktır. 28 Mart 1949'da İsrail'i tanıyan Türkiye'yi diğer ülkelerden ayıran özelliği ise, İsrail'i tanıyan "ilk İslam ülkesi" olmasıdır.Arap ülkeleri ise hiç bir şekilde İsrail'i tanıma taraftarı olmadılar ve zaten aşağıda da değinileceği gibi İsrail ile savaşmaya başlayacaklardır.

İsrail, gerek devletinin kuruluş aşamasında, gerekse kurulduktan sonra topraklarını sürekli genişletme çalışmalarında olsun, her zaman en büyük cesareti ABD'den aldığını ifade etmek gerekir. ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz destek, AB ülkelerinin de İsrail'e karşı yaptırım kararı almaya veya doğrudan müdahale etmeye çalışmasının önündeki en büyük engel olmuştur. AB'nin, bir çok konuda olduğu gibi, İsrail-Filistin konusunda da ABD'nin etkisinde kurtulması mümkün olmamıştır. Soruna yönelik AB'nin en önemli katkısı 1980 yılında yayımlanan Venedik Deklarasyonu ile mümkün olmuştur. Deklarasyonda ilk defa Filistin'in sadece bir mülteci sorunu olmadığı, bu sorunun Filistinliler açısından self determinasyon sorunu olduğu ifade edilmiş oldu.

1.3 Kuruluşundan günümüze İsrail-Filistin mücadelesi

Sürecin başından itibaren İsrail'in en büyün avantajı, bir Yahudi devleti kurulması için mücadele eden devletlerin açık ve güçlü desteğine karşılık; Filistinlilerin yalnızlığı, İslam dünyasının duyarsızlığı ve Arapların dağınıklığı olmuştur. Bu süreçte Araplar Filistin konusunda önderlik yapmak mücadelesi içindeydiler. Buna rağmen İsrail devletinin kurulmasını hazmedemeyen Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak'tan oluşan Arap ülkeleri 15 Mayıs 1948 günü İsrail'e savaş ilan ettiler.

İsrail'i ilk tanıyan ülke olarak ABD Arap ülkelerine silah ambargosu koydu. Bunun yanında SSCB'de İsrail'e her türlü silah yardımına başladı. Bunun sonucu olarak Arap ülkeleri savaşı kaybeden taraf oldular. Ürdün Kralı Abdullah 11 Haziran'da İsrail ile ateşkes yapmak zorunda kaldı. Bunu diğer Arap ülkeleri izledi. Bu savaş sonunda İsrail topraklarını u büyütme imkanı elde etmiş oldu.

Bütün bu karşılıklı gerginliğe karşın, 19 Ocak 1950'de dönemin İsrail Başbakanı David Ben Gurion'un "Kudüs'ün David (Hz. Davud) tarafından başkent ilan edildiğini" söyleyerek Kudüs'ü başkent ilan etmesi, bölgede Arap-İsrail gerginliğini tırmalayan bir süreci tetiklemiş oldu.

Filistin tarafına gelindiğinde ise 1964'te Kudüs merkezli olarak Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) kuruldu. FKÖ'yü Arap ülkeleri hemen tanıdı fakat, bu ülkeler aynı zamanda FKÖ'yü kontrol etmek için de bir yarışın içine girdiler. Buna karşın Filistinliler tam bağımsız bir örgütten yanaydılar ve 1969'da FKÖ başkanı olan Yasar Arafat'ın amacı da buydu. Arafat'ın beş yıl önce yönettiği El Fetih Savaşçıları Ürdün'de İsrail birliklerine büyük zaiyat vererek önemli bir üne kavuşmuştu. Bu Yasar Arafat için büyük bir avantaj teşkil ediyordu.

Altı Gün Savaşı: İsrail devletinin kuruluşu ile bölgede başlayan Arap-İsrail gerginliği 1967'de ikinci kez savaşı getirdi. Bu gerginlik 5 Haziran 1967'de "6 Gün Savaşları" olarak

tarihe geçecek olan savaşı başlattı. Özellikle İsrail'in Kudüs'ü başkent yapma çabası, BM'nin kurallarını hiçe sayarak "İsrail'in ebedi başkenti"25 ilan etmesi Araplarda büyük tepkiye sebep olacaktır. Orta Doğu'nun ve özellikle İsrail'in kaderi, bu savaşla birlikte İsrail lehine büyük bir değişime sebep oldu.

İsrail, savaşa giren Mısır'ın hava savunma gücünü daha savaşın başladığı gün büyük bir hezimete uğrattı. Altı gün sonuna gelindiğinde ise Mısır'dan Gazze ve Sina Yarımadsı'nı, Suriye'den Golan Tepeleri'ni ele geçirirken; Ürdün güçlerini de Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ten çıkarmayı başardı26. Bu savaş İsrail'e büyük bir özgüven sağlarken, Araplar açısından geri döndürülemez bir teslimiyetin kapısını aralayacaktır.

Savaş sonrası BM Güvenlik Konseyi 242 sayılı kararı aldı. Karara göre savaşla toprak kazanımı ret edeliyor, İsrail'in ele geçirdiği topraklardan çekilmesi talep ediliyordu. BM'ye göre bu savaş sonrasında 500 bin Filistinli Mısır, Lübnan, Ürdün ve Suriye'ye sığınarak mülteci durumuna düşmüştür. BM'nin bu kararına rağmen, İsrail'in bu fiili durumdan geri atmadığını ifade etmek gerekiyor.

Yum Kippur Savaşı: Yom Kippur, Yahudiler için "Kefalet Günü" olarak kutlanan önemli bir dini bayramdır. Savaşın esas çıkış sebebi, 1967'de yapılan savaşta hem prestijlerini hem de topraklarını kaybeden Arap ülkelerinin bu durumu telafi etmek ve kaybettikleri toprakları geri almak üzere başladı. Savaşın başında Mısır ve Suriye Golan Tepeleri ve Sina'da önemli ilerleme kaydetse de, üç hafta sürecek savaşın sonlarına doğru bu durum değişmeye başladı. İsrail, 1967'de ele geçirdiği hattın da ilerisine geçerek Suriye içlerine doğru ilerlemeyi başardı. Mısır'da ise Suveyş Kanalı'nın batısına geçmeyi başaran İsrail ABD, Sovyetler Birliği ve BM'nin diplomatik girişimleri ile anlaşma sağlandı ve İsrail yeni ele geçirdiği yerlerden geri çekilmeyi kabul etti.28 Bu savaşta Mısır ve Suriye 8 bin 5 yüz asker kaybetti. İsrail ise 6 bin kayıp verdi.

Birinci ve İkinci Arap-İsrail Savaşları sonrasında da bölgede suların durulduğunu söylemek pek mümkün görünmüyor. Bir taraftan bütün dünyanın gözleri önünde kanunsuz olarak topraklarını genişletmeye çalışan İsrail, diğer taraftan direnmeye çalışan bir Filistin mücadelesi devem etti. Filistinliler açısından bu kötü gidişata rağmen, 1974'te Arafat'ın

BM'de "Bir elimde zeytin dalı, bir elimde kurtuluş savaşı veren silah var. Zeytin dalını düşürmeyin" çağrısı yapması, dünya kamuoyunda büyük bir ümit uyandırsa da, gelecekte Arafat'ın uzattığı "zeytin dalının" karşılık bulmadığı görülecektir.

1979'da İsrail-Mısır barışı yapıldı. Daha dört yıl önce Yom Kippur savaşını ilan eden Enver Sedat, İsrail Parlementosu'nda konuşma yaparak dünyayı hem şaşkına çevirdi, hem de barış umudu doğurdu. Enver Sedat, bu barış girişimi ile birlikte İsrail'i tanıyan ilk Arap ülkesi olarak da tarihe geçmiş oldu.

İsrail'in Lübnan'ı İşgali: 1982'de İsrail savunma Bakanı Ariel Şaron, Lübnan sınırında gelen bölgeyi korumak üzere harekete geçti fakat burada durmadı. Şeron'un talimatıyla İsrail ordusu Beyrut'a girerek FKÖ'yü bu ülkeden çıkardı. FKÖ'nün Beyrut'ta çıkarılması ile birlikte,burada bulunan Filistin mülteci kampları savunmasız kalmış oldu. 14 Eylül 1982 günü Hıristiyan Falan milislerin lideri Beşir Cemayel bir bomba patlaması ile öldü. Bir gün sonra ise İsrail Beyrut'u işgal etti. 16-18 Eylül tarihleri arasında, İsrail ile işbirliği yapan Falanjasiztler Sabra ve Şatilla kamplarında savunmasız yüzlerce Filistinliyi öldürdüler.

Bu gelişmeler sonrasında, Filistin'de 1987-93 yılları arasında intifada, yani toplu direniş hareketi başladı. Filistinliler, en güçlü silahlarla donatılmış İsrail askerlerine karşı sapan taşı ile mücadeleye başladılar. Bu süreçte binin üzerinde sivil Filistinli hayatını kaybetti. Bunun üzerine diplomatik çevrelerin girişimi ile 20 Ocak 1993'te Oslo Görüşmeleri başladı. Görüşmeler sonucu İlkeler Deklarasyonu ilan edildi. Buna göre Filistin; işgal ettiği topraklardan geri çekilecek olan İsrail'i tanıyacaktır. Bu tarihi anı; Arafat ile Rabin'in tokalaşmasını 400 milyon insan canlı olarak izliyordu.

1995'te İkinci Oslo görüşmeleri başladı. Bu dönemde Filistinli militanlar bombalı eylemlerle süreci sabote anlamına gelebilecek girişimler olsa da 24 Eylül'de Mısır'ın Taba ve Wshington'da yapılan törenlerle anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaya rağmen İsrail, Lübnan'ı üç hafta boyunca bombaladı. Bu bombalama, 29 Mayıs'ta İsrail'de yapılan seçimi Binjamin Netanyahu kazanmasını sağladı. Netanyahu ilk iş olarak yerleşim yerlerinin durdurulmasını sağlayan kanunu kaldırdı, bu ise tansiyonu yeniden yükseltti. Bunu Mescid-i Aksa'nın arkeolojik gerekçelerle kazılması takip etti. Bunun üzerine ABD devreye girdi ve 23 Ekim 1998'de Wye River Beyannamesi gündeme geldi. Beyanname, İsrail'in Batı Şeria'dan çekilmesini öngörüyordu. Bu İsrail'de infiale sebep oldu ve 18 Mayıs da yapılan seçimde İşçi Partisi lideri Ehud Barak iktidar oldu ve Wye River Sözleşmesi Eylül 1999'da imzalandı. Fakat, bu anlaşma da İsrail'in saldırılarını durdurduğunu söylemek doğru olmayacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 23.10.2021 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık