
Turgut Özal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, sadece geçmiş anlatılmadı; aynı zamanda bu toprakların hafızasında derin izler bırakan bir eğitim modelinin ve halktan yana duran bir aydın duruşunun bugün için ne ifade ettiği de masaya yatırıldı.
Köy Enstitüleri, bir dönemin eğitim projesi olmanın ötesinde; üretimin, paylaşmanın ve bilinçli bir toplum inşa etmenin sembolü olarak bir kez daha hatırlandı. Katılımcılar, bu mirasın sadece nostaljik bir değer değil, aynı zamanda geleceğe yön verecek güçlü bir referans olduğunun altını çizdi.
Programda, kalemiyle Anadolu’nun sesini duyuran Ümit Kaftancıoğlu’nun yaşamı ve duruşu da ayrı bir başlık olarak ele alındı. Onun eserlerinde hayat bulan memleket sevgisi, dayanışma ruhu ve halkçı bakış açısının bugün de geçerliliğini koruduğu vurgulandı.
Köy Enstitüsü mezunu öğretmen Rıza Zeyrek ve yazar Şah Hüseyin Şahin’in değerlendirmeleri, geçmişin tanıklığını bugüne taşıyan önemli birer perspektif sunarken; Kaftancıoğlu’nun oğlu Ali Naki Kaftancıoğlu’nun paylaştığı anılar, programa duygusal bir derinlik kattı.
Gazeteci Erhan Öztürk’ün moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi, sadece bir anma programı olmanın ötesine geçerek; Türkiye’nin eğitim, kültür ve düşünce dünyasına dair önemli mesajların verildiği bir buluşmaya dönüştü.



Yorum Yazın