Siyasette öyle günler yaşanır ki, birkaç haftada normalde yıllarca görülmeyecek kadar çok gelişme olur. Bugün tam da öyle bir dönemden geçiyoruz. Dün yan yana duranların bugün karşı karşıya geldiği, sessiz kalanların konuşmaya başladığı, yüksek sesle konuşanların ise sessizliğe gömüldüğü günler...
Ancak siyasetin en önemli özelliği şudur; ilk gün yaşananlar değil, son gün ayakta kimin kaldığı tarihe geçer.
Uzun yıllardır yerel siyaseti takip eden biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; koltuklar değişir, tabelalar değişir, görevler değişir. Değişmeyen tek şey ise insanların hafızasıdır. Vatandaş günü geldiğinde kimin samimi olduğunu, kimin sadece rüzgâra göre yön değiştirdiğini mutlaka not eder.
Bugün ortalık gerçekten toz duman. Herkes hesap yapıyor. Kimisi geleceğini inşa etmeye çalışıyor, kimisi ise geçmişini kurtarma telaşında. Fakat unutulan bir gerçek var; siyaset sadece doğru zamanda doğru tarafta durmak değildir. Doğru zamanda doğru duruşu gösterebilmektir.
Yıllarca sessiz kalıp şartlar değişince en önde görünmeye çalışanlar, emeği başkalarının sırtına yükleyip kendine pay çıkarmaya çalışanlar, perde arkasında hesap yaparken ön planda farklı görüntü verenler... Belki kısa vadede kazandıklarını düşünebilirler. Ama siyasetin uzun bir maraton olduğunu eninde sonunda herkes öğrenir.
Bu süreçte gerçek sınavı verecek olanlar ise makamı değil itibarı önemseyenler olacak. Çünkü makam bugün vardır, yarın yoktur. İtibar ise yılların birikimidir.
Siyasette yeni bir sayfa açılıyor. Kimileri bu sayfaya emekleriyle, mücadeleleriyle ve dik duruşlarıyla adını yazdıracak. Kimileri ise sadece dipnot olarak kalacak.
Benim yıllardır gördüğüm bir gerçek var; siyasetin en büyük filtresi zamandır. Zaman, hak ederek yürüyenle fırsat kollayarak ilerleyen arasındaki farkı mutlaka ortaya çıkarır.
Toz duman elbet dağılacak.
O gün geldiğinde geriye sadece yapılan açıklamalar değil, sergilenen karakter kalacak. Ve inanıyorum ki vatandaşın terazisi, kulislerin hesabından çok daha hassastır.
Yorum Yazın