• İRFAN TUTACAK: "Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur"
    • İRFAN TUTACAK: "Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur"
      İstanbul Müteahhitler ve İş İnsanları Derneği (İMİDER) Başkanı İrfan Tutacak, Etraf Gazetesi'ne inşaat sektörünün mevcut durumu, kentsel dönüşüm, deprem gerçeği, sürdürülebilir yapılaşma ve dernek faaliyetlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
      10 Ağustos 2026 16:28
      Son Güncelleme:10 Ağustos 2026 16:28
      zafer yılmaz
      768

      Başkan Tutacak, sektörün karşı karşıya olduğu sorunları ve çözüm önerilerini paylaşırken, geleceğe yönelik hedeflerini de anlattı.

      Soru: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? İş hayatınıza nasıl başladınız?

      1970 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Başköy’de doğdum. Üç erkek çocuk babasıyım. İş hayatına turizm ve tekstil sektörlerinde adım attım. Bu süreç bana ticaretin temel dinamiklerini, insan ilişkilerinin gücünü ve sürdürülebilir büyümenin önemini öğretti.

      Zamanla inşaat ve konut sektörüne yönelerek bu alanda faaliyetlerimi yoğunlaştırdım. Bugün hem iş dünyasında hem de sivil toplum alanında aktif bir şekilde çalışarak, edindiğim tecrübeleri sektörün gelişimine katkı sunacak şekilde değerlendirmeye gayret ediyorum.

      Soru: İstanbul Müteahhitler ve İş İnsanları Derneği olarak hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?

      İMİDER olarak bizler sadece bir meslek örgütü değiliz; aynı zamanda toplumsal sorumluluğun bilinciyle hareket eden bir yapıyız.

      İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza destek oluyor, eğitim hayatında zorluk yaşayan gençlerimize katkı sunuyoruz. Ancak bunları ön plana çıkarma kaygısı taşımadan, gönül esaslı bir anlayışla yapıyoruz.

      Bunun yanı sıra sektörümüzün gelişimi için çalıştaylar, seminerler ve eğitim programları düzenleyerek hem üyelerimizin hem de sektör paydaşlarının bilinçlenmesine katkı sağlıyoruz. Amacımız; daha güçlü, daha bilinçli ve daha sürdürülebilir bir sektör oluşturmak.

      Soru: İnşaat sektörünün bugün en önemli sorunları nelerdir? Çözüm önerileriniz nelerdir?

      Son dönemde artan maliyetler, sektörün en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Sadece malzeme fiyatları değil; finansman maliyetleri, arsa bedelleri ve bürokratik süreçlerde yaşanan gecikmeler de bu yükü artırmaktadır.

      Özellikle ruhsat, iskan ve imar süreçlerinde yaşanan zaman kaybı, doğrudan maliyet artışı olarak karşımıza çıkıyor.

      Çözüm noktasında ise sürecin hızlandırılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve kamu ile sektör arasında güçlü bir koordinasyon sağlanması hayati önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki zaman kaybı, maliyet kaybıdır.

      Soru: İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?

      Açık konuşmak gerekirse, mevcut hız yeterli değil. İstanbul gibi deprem gerçeğiyle yaşayan bir şehirde zamanla yarışıyoruz.

      Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu sürecin hızlanabilmesi için bürokratik engellerin azaltılması, vatandaş ile müteahhit arasında güven ortamının güçlendirilmesi ve devletin süreci daha etkin desteklemesi gerekmektedir.

      Burada en kritik konu; güven, hız ve kararlılıktır.

      Soru: Sürdürülebilir yapılaşma ve çevre dostu projeler konusunda neler söylemek istersiniz?

      Günümüzde sürdürülebilirlik artık bir seçenek değil, bir zorunluluk haline gelmiştir.

      Enerji verimliliği, çevre dostu malzemeler, akıllı bina sistemleri ve doğayla uyumlu projeler artık yeni nesil konut anlayışının temelini oluşturuyor.

      Bizler de bu dönüşümün farkındayız ve projelerimizi bu bilinçle geliştiriyoruz. Gelecek nesillere yaşanabilir şehirler bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

      Soru: Orta gelir grubunun konuta erişimi konusunda yaşanan sorunlar hakkında değerlendirmeniz nedir?

      Orta gelir grubunun konuta erişimi her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bu durum hem sosyal hem de ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir.

      Bu noktada devlet ve özel sektörün birlikte hareket etmesi şarttır. Uygun finansman modelleri, düşük faizli kredi imkanları ve sosyal konut projeleri artırılmalıdır.

      Aynı zamanda üretim maliyetlerini düşürecek yapısal adımlar da atılmalıdır. Çünkü konut, sadece bir yatırım değil, temel bir ihtiyaçtır.

      Soru: Türkiye'nin yapı stokunu deprem güvenliği açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

      Maalesef mevcut yapı stokumuzun önemli bir kısmı risklidir. Bu gerçeği görmezden gelme şansımız yok.

      Yaşadığımız büyük felaketler bize açıkça göstermiştir ki, yapı kalitesi doğrudan hayatla ilgilidir.

      Bu nedenle denetim mekanizmaları güçlendirilmeli, kentsel dönüşüm hızlandırılmalı ve herkes bu konuda sorumluluk almalıdır.

      Biz her platformda şunu söylüyoruz:

      "Her yapı bir hayat demektir."

      Soru: İnşaat sektörüne adım atmak isteyen genç girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir?

      İnşaat ve gayrimenkul sektörü hâlâ büyük fırsatlar barındırmaktadır.

      Özellikle teknoloji, dijitalleşme, akıllı yapı sistemleri ve sürdürülebilir projeler genç girişimciler için önemli alanlar sunuyor.

      Doğru vizyon, disiplin ve sabırla bu sektörde ciddi başarılar elde etmek mümkündür. Gençlerimizin bu alana yönelmesini önemsiyoruz.

      Soru: İstanbul Müteahhitler ve İş İnsanları Derneği'nin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı çalışmalar nelerdir?

      Önümüzdeki dönemde özellikle deprem bilinci, iş sağlığı ve güvenliği ile sektörel eğitim konularına daha fazla ağırlık vereceğiz.

      Gerçekleştirdiğimiz deprem paneli büyük ilgi gördü ve önemli bir farkındalık oluşturdu. Bu çalışmaları daha da genişleterek devam ettirmeyi planlıyoruz.

      Aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerimizi artırarak toplumla olan bağımızı daha da güçlendireceğiz.

      Soru: Son olarak, inşaat sektörünün önümüzdeki 5-10 yıllık geleceğini nasıl görüyorsunuz?

      Önümüzdeki 5-10 yıl, sektör açısından büyük bir dönüşüm süreci olacak.

      Teknoloji ve dijitalleşme bu dönüşümün merkezinde yer alacak. Akıllı binalar, sürdürülebilir projeler, hızlı üretim teknikleri ve veri odaklı yönetim anlayışı sektörü yeniden şekillendirecek.

      Bu değişime ayak uyduranlar güçlü bir şekilde yoluna devam edecek, uyum sağlayamayanlar ise geride kalacaktır.

      Bizler bu dönüşümü yakından takip ediyor, sektörümüzü geleceğe hazırlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

      Yorum Yazın