Uzun bir süredir ülkenin gündemini, ortaya atılan ciddi iddialar oluşturmaktadır. Bu iddialar, her kesimden çevreler tarafından konuşuluyor, tartışılıyor ve gündemde hatırı sayılır yer edindiği görülüyor. Ancak her biri birer skandal boyutunda olan iddilara ilişkin hukuk mekanizmasının harekete geçmemesi eleştiriliyor, etkin bir soruşturmanın yapılmaması toplumda ciddi bir tepkiye yol açıyor.
Etkili bir hukuk sisteminde iddianın kimden ve nerden geldiğine bakılmaksızın, etkin bir soruşturma yapılarak, hakikatın ortaya çıkarılması sağlanarak adaletin toplumsal düzeyde pekiştirilmesi amaçlanır. Yapılacak soruşturma neticesinde iddiaların asılsız çıkması halinde iddiaların muhatapları toplum nezdinde şüphelerden ve suçlamalardan aklanma durumu ortaya çıkar. Özellikle kamuoyu tarafından takip edilen siyasetçi, bürokrat ve iş insanları için bu durum daha bir önemli hale gelmektedir.
Özellikle son yıllarda ülkemizde adalete olan güven giderek azalmakta, insanların yargı organlarına olan inancı zayıflamaktadır. Vatandaşın adalete olan güvensizliği ciddi bir toplumsal sorunken, hem mevcut iktidar ve paydaşları tarafından hem de toplumun belli bir kesiminde bu sorun görmezden geliniyor veya yok sayılıyor. Ancak son yaşananlar ise hukuk sistemimizin artık işlenemez hale geldiğini gösteriyor. Kimi durumlarda hukuk sistemi çok hızlı kararlar alıp, uygulama yolunu seçerken, kimi durumlarda ise özellikle kamuoyunun hassasiyet gösterdiği olaylarda aynı hızlı tepki verilmiyor, iddialar soğutulmaya bırakılıyor ve zamanla toplum hafızasında yer etmesine rağmen üstü kapatılıyor. Tüm bu sorunlar toplumun adalet ve güven zemininde savrulmalara yol açmaktadır.
Herkesin kanun ve mahkemeler önünde eşit sayıldığı, kanunların din, dil, ırk, cinsiyet, renk ve toplumsal statü ayrımı gözetmeksizin herkese eşit uygulandığı, kimsenin kendisini ayrıcalıklı veya ayrıştırılmış hissetmediği hukuk düzeninde, devlet de toplum da daha güçlü ve etkindir. Hesap verilebilirlik, şeffaflık, denetlenebilir harcamalar ile hukuksal denetim ve denge devletin ana dinamiklerini oluşturuyor. Keyfi ve gelişi güzel kararlar, denetimden uzak kamu harcamaları, kapalı ihale sistemi ve en önemlisi de zorba birey ve grupların oluşması halinde devlet denen aygıt çöker işlemez hale gelir. İşte devlet aygıtını ayakta tutan, idarenin daha güçlü ve etkin olmasını sağlayan mekanizma ise güçlü, bağımsız ve tarafsız bir hukuk sistemidir.
Üzülerek belirtmek gereki ki bugün, evrensel hukuk ilkelerinden ve adaletten uzak, güçlü olanın daha etkili olduğu, zayıfın ise hırpalandığı ve ötekileştirildiği, hakkını aramaktan zorlandığı, hukukunun gücü değil, güçlünün hukukunun fazlasıyla etkili olduğu bir hukuk sistemine sahip olduğumuz görülmektedir. Bu anlayışın yakın zamanda radikal bir değişime gideceğine inanmak isterim ancak bugünkü ittifaklarda bu pek mümkün görünmüyor. Yine de ülkemizin daha iyisini hak etttiğini, adaletin tam ve eksiksiz uygulandığı günlerin de gelecek umudumuzu korumaya devam ediyoruz.
Bu vesile ile tüm islam aleminin Kurban Bayramını tebrik eder, bayramın tüm insanlığa huzur, sağlık ve adalet getirmesi dileğiyle. Hayırlı Bayramlar..
Yorum Yazın